doğum hediyesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
doğum hediyesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Aralık 2015 Pazartesi

Muğla'ya çiçekler gönderiyoruz!

Bu yazımda sizlere güzel mi güzel ilimiz Muğla'nın ilçelerine hizmet veren bir çiçekçiden bahsetmek istiyorum.

Beni bilenler bilir, yerel olanı her zaman desteklerim. Yerel esnafımız, yerel ticaret insanlarımız global olan devlerden önce kazansın isterim. Ekmeğimi fırından, sütümü bakkala gelen günlük sütten, sebzemi mahalle manavından almaya özen gösterdiğime göre, Muğla'da yaşasaydım, emin olun çiçeklerimi de Muğla çiçekçilerinden, onların yerel güzelliklerinden alırdım. Niye mi, çünkü memleketimin esnafı kazansın isterim. Sözü fazla uzatmayayım, demem o ki, eğer siz de benim gibi düşünüyorsanız, Muğla ve ilçelerine çiçek göndermek istediğinizde, mugladacicekci.com'u ziyaret edebilirsiniz. Hem çiçek haricinde zarif ve kişiye özel hediyelikleri de var, emin olun pek beğeneceksiniz.


101 gül sepette
Dedim ya, böyle şeylere önem veriyorum. Dükkanını internete taşıyan, çağa uyum sağlamış yerel işletmeleri her zaman sayfamda seve seve konuk eder, onların tanıtımını seve seve yaparım.
 Mesela Muğla'nın güzide ilçesi Bodrum'a taşınan entel arkadaşım olsaydı, ona doğum günü çiçeğini Muğla çiçekçilerinden alırdım. Tıpkı Dalaman'da ailesinin işlettiği kafede garsonluk yapan sevgilisine sürpriz orkideler gönderen zarif aşık gibi... Can Baba'nın izinden yollara düşmüş ve Datça'ya varmış şair ruhlu bir arkadaşım olsaydı; açtığı mütevazı lokantaya hediye diye güzel bir saksı çiçeğigönderirdim. Fethiye'de evliliklerinin 20. yıldönümünü kutlayan sevdiklerime güzel bir buket hediye ederdim, Ölüdeniz'den döndüklerinde odalarındaki sürprizle mutlulukları katlanırdı. Muğla'nın çok da bilinmeyen şirin ilçesi Kavaklıdere'den kız isteyecek delikanlıyı tanısaydım, belki de Muğla çiçekçilerinden 101 tane gül almasını tavsiye ederdim... Öyle ya tek sayıyla göndermek adettendir gülleri... Belki de Köyceğiz'deki halasını ihmal eden bir yeğen olsaydım,özür çiçeğiolarak seçimim cam vazoda bambular olurdu, bilemeyiz...

Ayıcıklı Gül Vazoda

Aslında çiçek hediye etmek için o kadar çok sebep var ki! Marmaris'e tayini çıkan yeğenim olsaydı, O'nun yeni bebeği için hoşgeldin bebek aranjmanıgönderirdim, hastahane odasına yetişsin isterdim...

beyaz güller
Evet, insanın sevdiklerine çiçek göndermesi için bir bahaneye de gerek yok. Mesela Milas'da yaşayan teyzem olsaydı, “içimden geldi çiçeği”olarak pembe lilyumlar gönderirdim, kimbilir sevinçten nasıl da havalara uçardı! Öyle ya teyze anne yarısıdır, sevilir, sevindirmek de gerekir... Muğla'nın Menteşe ilçesinde yaşayan ilkokul arkadaşımdan haberim olsaydı ve nişanlanacağını bilseydim, mesela pembe güller gönderirdim, ne zarif bir sürpriz olurdu!
Ortaca'da butik otel açan üniversite arkadaşıma Benjamin Ficusyakışırdı, Seydikemer'deki yakınım nezle oldu diye (Allah daha büyük hastalık vermesin) saksıda Guzmania çiçeğigönderirdim, moral olur burnunun akıntısı anında geçmez miydi? Tabii ki yerel eşraftan olsaydım, Ula'daki Atatürk Anıtı'na bir çelenk de bırakmak isteyebilirdim. Ama ille de Yatağan'daki teyzemin gönlünü beyaz papatyalarla alırdım....

Benjamin Ficus


Demem o ki, ne olur ne olmaz, isterseniz  Muğla Çiçekçi Facebook sayfasını beğenin siz,belli mi olur, birgün Muğla çiçekçilerine ihtiyacınız olur!

Mis kokulu güzel çiçekleriniz eksik olmasın, sevgiyle...

guzmania



13 Haziran 2014 Cuma

Bebek hediyesi süper oldu!


Size de olmaz mı; hani bir buluşmayı, ya da bir aramayı erteleyip durursunuz.. Mesela birini arayacaksınızdır; bugün aramazsınız, yarın aramazsınız, sonrasında aramanızın anlamı kalmaz; derken aramaya utanır hale gelirsiniz. İnce eleyip sık dokuduğunuz için, “Çok geç oldu ayıp olur artık” dediğiniz için, bir de bakmışsınız aradan yıllar geçmiş.

Geçenlerde de bahsetmiştim, bizim üst kattaki komşunun bir bebeği oldu. Kendileri apartmanda en sık görüştüğüm (evlerine 5 sene içinde 1 kere gittim ama olsun, seviyorum onları), kafa yapısı benimkine en yakın olan, sevimli bir çift. Bebek beklerken sık sık görmüş, heyecanlarını da paylaşmıştım. Bebek gelince Facebook'dan “hoşgeldin bebek” demişlerdi, ben de iyi dileklerimi belirtmiştim. Hatta Facebook'da ilk yorum yapan da bendim ..

Elbette sosyal medya kutlamasındaki zamanlama başarım, 16 mayısta doğum yapan üst kat komşuma bugüne kadar gitmeyişimi haklı kılmaz, ben de biliyorum..

İlk hafta içinde kendileri ile merdivende karşılaştık, “Bir türlü zaman bulamadım, geleceğim apartmanımızın yeni delikanlısını görmeye” dedim ve hoş karşıladılar, ne de olsa bir hafta pek uzun zaman sayılmazdı.

Sonrasında yeni baba ile her sabah sokakta karşılaşmaya başladık, işe gidiş saatlerimiz çakışıyordu çünkü. İlk zamanlar, “Ya bir türlü gelemedim, ne kadar tembelim” deyip gülümsesem de, son günlerde bu davranışım beni bile tatmin etmez oldu. Geçici çözümü hemen devreye soktum. Ne mi yaptım, 5 dakika erken çıkmaya başladım evden.. En azından yeni baba ile karşılaşıp kem küm etmekten kurtulmuş oldum, ama içim yine rahat değildi elbette. Gülüyorsunuz bu halime farkındayım; ne yapayım, apartmandaki en değerli komşum için güzel bir hediye almadan bebek görmeye gidemezdim, takıntı var azıcık..

Bebek hediyesi almaktan kolay ne var diyorsunuz, evet öyle.. Ama dedim ya bazen hayat kendiliğinden erteleniyor. Hele bir de serde azıcık mükemmeliyetçi olma kaygısı da varsa bunları yaşamak normalleşiyor..

Fazla gecikmedim Allahtan, geçen gün kronikleşen bu erteleme hallerine son vermek için bir adım attım. Son 7 senedir ne zaman hediye konusunda başım sıkışsa, imdadıma yetişen First Steps'e başvurdum. Birinin doğum günü olur, onlara başvururum; biri evlenir, direkt onları ararım, yeni yıl gelince yine onlara başvurum. Bu sefer, iş güç telaşından bu klasik yöntemi ertelediğim için, bir ay boyunca boşu boşuna kendime işkence yaptım ya neyse artık olan oldu..

First Steps'in çok sevdiğim sahibesi Yurdagül Kaya bence sanatçı, kreatif yönetmen falan olmalıydı, zannımca yanlışlıkla endüstri mühendisi olmuş. Çünkü dokunduğu her şey abartmıyorum bir sanat eserine dönüşüyor. Beyaz, sıradan bir mum mesela, bakıyorsunuz üzerinde anne figürleriyle, yaldızlarla, kurdelelerle, kristal tüllerle harika bir anneler günü hediyesi olmuş çıkmış. Kendisi gibi yaratıcı ve de güler yüzlü bir ekibi var; gerek bireysel, gerekse kurumsal hediye konusunda harikalar yaratıyorlar. Şimdi böyle ballandıra ballandıra anlattığım için sakın bu yazının bir tanıtım yazısı, bir reklam yazısı olduğunu düşünmeyesiniz. Bu yazdıklarım, sadece içten gelen bir teşekkür için, aslında gecikmiş de bir yazı.. 
Şimdi ekleyeceğim resimlere bakınca neden böyle şeyler yazdığımı siz de anlayacaksınız..


kurdele yerine cam emzik!



Yalan Dünya'daki Reis'in sesi geldi kulağıma,
” Abartmayı hiç sevmem, ben yalnız belgesel..” ☺






 Hediye dediğin böyle estetik olmalı!
Hediye ille de pahalı olacak diye bir kural yok. Estetik olsun yeter ki..
Şimdi şu tülün üzerindeki pırıltılı taşlara, kurdele olarak kullanılan simli ipin zarafetine, fiyonk yerine altını çizerek söylüyorum, camdan yapılmış  şu yukarıda gördüğünüz mavi emzikteki espriye bakar mısınız?

Boşuna First Steps bu işi çok iyi yapıyor demiyorum ben. İçindeki hediye ne olursa olsun, dışındaki bu süsleme ile zaten hediye verdiğiniz kişiye ne kadar  özel olduğunu hissettiriyorsunuz. Bana böyle bir hediye gelse, kesinlikle çok mutlu olurdum ve hatta  kullanmaya bile kıyamazdım sanırım.




Çilli Kızım ve Mahçup Oğlum
Resimdeki bez bebek, el emeği göz nuru. Sevgili  First Steps, Anadolu'nun bir çok uzak ilindeki ev kadınlarına bu tip ürünler yaptırarak aslında bence çok önemli olan bir sosyal sorumluluk projesini de üstlenmiş oluyor.
Benim hediyemdeki erkek versiyon, adı “Mahçup Oğlum”, bir de kız versiyonu var ki şeker şeker mi şeker, onun da adı “Çilli Kızım”mış ☺ 
 Hem ekonomik, hem nostaljik, hem sağlıklı, hem dayanışma ruhunu içeren, hem yetenekli ev kadınlarına ekonomik özgürlük sağlayan, hem güzel... Bundan anlamlı hediye olur mu, ben bayıldım ki ne bayıldım.. Eminim Ege'nin annesi de bayılacak, bu akşam vereceğim hediyeyi.. 



Battaniyedeki nakış detayının şirinliğini de göstermek istedim size.. Tülleri bozarım diye açmadım, pek de düzgün çıkmadı fotoğraf, idare edeceksiniz artık..
 Nakış makineleri var, ismi veriyorsunuz, onlar mutlaka yanına bir şirinlik ilave ediyorlar. Bizim Ege bebeğe de bu ayak izlerini eklemişler, çok güzel olmuş cidden..

Ben hediye almaktan çok vermeyi severim. Dün kargo ile bu paket gelince içim içime sığmadı, dayanamayıp sizinle de paylaşayım istedim. Şimdiye kadar sizlere hiçbir şey tavsiye etmemiştim, takip edenleriniz bilir. Ama  hediye ihtiyaçlarınız için Firststeps'e mutlaka bakın diyebilirim gönül rahatlığıyla; hatta benden de selam söylemeyi unutmayın derim ☺

Mutlu bir gün olsun herkes için..