popüler bilim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
popüler bilim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ağustos 2012 Perşembe

ÇizgiBilim

Ben ufakken sayısız öğrenci çakallığından biri de matematik kitabının arasına Tommiks koyup ders çalışma kisvesi altında rahatça çizgi roman okumaktı. Tarih okurken çocuklar neden heyecandan gözlerini kocaman açar, neden zevkle gülerler kimse anlamazdı. İşte bu anlar çizgi romanla ilim irfanın birbirine en yaklaştığı zamanlardı. Şimdi devir değişti. Artık eğlenerek öğrenmek vakti. 

The Cartoon Introduction to Economics (Volume one: Microeconomics) - Yoram Bauman (Yazar), Grady Klein (Çizer)


İktisat insanlara karmaşık gelir ve çoğu üniversite öğrencisi de ondan köşe bucak kaçar. Eğlenerek iktisat öğrenmek imkansız bir rüya gibi görünse de mümkün. İktisadın Gülen Yüzü başlıklı yazıda tatlı tatlı iktisat öğreten üç kitaptan bahsetmiştim. İşte bu kitap da onlardan biri; tek farkı daha az yazı daha fazla çizim.

Resmini gördüğünü kitap The Cartoon Introduction to Economics kitaplarının ilk cildi. Mikro ekonomiyi ele alıyor. Konuyu işlemeye bireyden başlıyor: fayda, tercih, fırsat maliyeti... Sonra ıssız adaya bir kişi daha çıkıyor: oyun kuramı, takas, pareto optimum... Sonra ufak bir grup oluşuyor: rekabetçi piyasa, farklılaşma, vergiler... Son olarak sonsuz birimin etkileşimde olduğu bir ortam inceleniyor: görünmez el ve diğerleri...

Görüleceği üzere kitabın sistematiği klasik ders kitaplarından çok farklı. Konu olarak da sigortalar olsun, açık artırma ve ihale usullerindeki yöntemler olsun olağan bir mikro ekonomi kitabında bulamayacağınız konular var. Bu konuda kalın kalın ders kitapları bitirdikten sonra karikatürlerle yeni yeni şeyler öğrenmek çok hoşuma gitti. 

Üstelik hem çizimler güzeldi hem de espri anlayışı gayet iyiydi. Öyle ki bazen kendimi sırıtırken buldum. Evet iktisat okurken! 

Çizim, espri derken içerikten çalınmış da sanılmasın. Mikro ekonominin en ciddi ve temel kavramları birbiriyle bağlantılı şekilde anlatılmış. Tabi çok az kelimeyle bunu başarmak zor. Konuya aşina olanların zevkle okuyacağını düşünüyorum ama sıfır bilgiyle ne ne kadar anlaşılır bilemiyorum. 

Mikro ekonomi tam olarak anlatılmak ve anlaşılmak için denklemlere ve grafiklere de ihtiyaç duyar. Kitapta grafikler temel seviyede verilmiş, birkaç formül de aktarılmış ancak hiç matematik yok. Eh artık o kadar da olsun değil mi? Zaten calculus isterseniz buraya tıklayıp yazarın hazırladığı ücretsiz kitaba ve matematiksel örneklere ulaşabilirsiniz. Ayrıca yazarın www.standupeconomist.com adresindeki blogunu da zevkle takip ettiğimi belirtmeliyim.


Türlerin Kökeni Manga - Variety Art Works & East Press (Mangalaştıran)


Biyoloji biliminin bugün temelini oluşturan evrimi öğrenmek için müthiş bir giriş kitabı. Manga Darwin'in gençliğinden öldüğü güne kadar yaşamını, fikirlerini, keşiflerini ve çalışmalarını anlatıyor. Bir-iki saatte okuyup bitirebileceğiniz kadar sürükleyici ve kısa olan bu kitap gerçekten az zamanda çok ve büyük işler başarıyor. Çok anlaşılır ve sade bir giriş sunuyor. Değerli bilgileri macera romanı gibi aktarıyor ve aklınıza kazıyor. 

Çizimler çok hoşuma gitti. Sanırım manga tutkunlarını anlıyorum. Birçok yerde duygular kelimelerle değil çizimlerle anlatılmış. Aynı sahnenin birkaç farklı açıdan çizildiği yerler sinema karelerini anımsatıyor. Yazı çizgi romanın doğası gereği fazla değil ama olanları da Hüseyin Can Erkin Japonca aslından çevirmiş. (Murakami desem?) Su gibi gidiyor.

Yordam Kitap'a da tebrikler! Hem iyi çeviri, hem güzel baskı, hem uygun fiyat... Kitabın orjinal baskısının bilgilerinin detaylıca verilmesi de çok hoşuma gitti. Emeğe saygı buradan başlıyor.

Kısaca popüler bilim ve çizgi roman sevenlere şiddetle tavsiye ediyorum.

Evrim hakkında daha derin ve ciddi kitaplar okumak isteyenleri şuradaki güzel yazıya alıyoruz: Evrimsel

Hayır ben ciddileşmek istemiyorum ama evrim hoşuma gitti; bunun mangası varmış madem romanı falan yok mu diyenler de buraya: Hiç "Evrim"li Roman Olur mu?


Bu iki kitabı da çok sevdiğim için hemen paylaşmak istedim ama biraz daha dişimi sıkabilseydim NTV Yayınları'ndan çıkan Stuart Sim (yazar) ve Borin van Loon'un (çizer) Eleştirel Teori çizgi kitabını da okuyup onu da burada anlatmak isterdim. Zira bu işlerden anlayan biri bana çok çok övdü bu kitabı da. Artık ÇizgiBilim II'de...

10 Nisan 2012 Salı

Evrimsel

Efenim, Kitap Notları her gün genişlerken ele alınan kitaplar sadece benim ilgi alanımla ve bilgimle sınırlı kalsın istemedim. Hakkında genel olarak koyu bir cehaletin (yani bildiğini sanırken bilmemenin) kol gezdiği bir konuda, evrim konusunda, bu konuyla ilgilenen bir arkadaşıma neler okunabilir dedim. Cevabı aşağıdaki gibi oldu.


"  Prof. David Sloan Wilson hem biyoloji, hem de antropoloji kürsüsüne sahip bir akademisyen. Ama kendisini bir evrim biyologundan ziyade bir “evrimci”olarak tanımlıyor. Evrim teorisini bu kadar önemli kılan ve popüler bir tartışma konusu haline getiren kapsayıcılığının kalbine giriyor ve günlük hayat fenomenlerine, birbirini tamamlayan muazzam bir evrim yapbozunun parçaları gözüyle bakıyor. Bu evrimci bakış açısıyla evrim teorisini ve işlevlerini bilimsellikten uzaklaşmama gayretiyle birlikte güler yüzlü bir şekilde tanıtıyor Herkes İçin Evrim'de. Yazara göre bilim, ellerin kolların sıvanıp işe adeta girişilen bir deneyim. O yüzden kitapta da ilginç deneylerden ve pek çok atıftan yararlanılmış. Ama gözünüz korkmasın çünkü pek çok popüler bilim kitabı gibi, bilim insanı olmayanlar için bilim kitabı formatında. Bu yüzden de anlaşılır ve basit bir üslup kullanmaya özen gösterilmiş. Kitap 36 bölümden oluşuyor. Bu kitap, artık kabak tadı vermiş tartışmaların dışına çıkıp bu teorinin bize sunduğu vizyondan keyif almayı hatırlatıyor, o yüzden yeri ayrı. Niyet din-bilim tartışmalarından sıyrılıp evrimin işlevselliği hakkında eğlenceli bir şeyler öğrenmekse, gayet uygun bir seçim.

Richard Dawkins dünyanın en popüler biyologu. Bu popülerliği daha çok dinler hakkındaki görüşleri ve sivri dili sebebiyle olsa da o aslında önemli bir biyoloji profesörü. Dawkins’in 11 tane basılı kitabı var ve çoğu da Türkçeye çevrilmiş. Aslında kendisi bu önemli kuramı anlatan en tanınmış insan olarak dünya görüşünü çok fazla ön plana çıkardığı gerekçesiyle kimilerine pek sıcak gelmiyor. (Kimi evrim biyologlarına bile!) Ancak yazdığı kitaplarda genel olarak “ikna edicilik” düsturunu seçmesi, geniş kitlelerce bilinmeyen veya yanlış bilinen olguları yalın hale getirip iyi bir evrim temeli vermesine katkı sağlıyor.  “Tanrı Yanılgısı”nı ve bir gen merkezli evrim teorisi kitabı olan “Gen Bencildir”i bir kenara bırakırsak, genel olarak evrimi anlattığı popüler kitapları şunlar: (yeryüzündeki en büyük gösteri)

Yeryüzündeki En Büyük Gösteri: Bu kitapla Dawkins, popüler evrim tartışmalarında karşıtlar tarafından hâlâ sıklıkla kullanılan “sadece bir teori”, “kayıp halkalar nerede?” gibi argümanlara cevap veriyor ve kendi argümanlarını sunuyor. Bir çeşit bilimsel polemik kitabı gibi olsa da kanıtlarla, resimlerle destekli ve öğretici olduğu bir gerçek.

Kör Saatçi: Bu kitapta evrimsel mekanizmaları meşhur “kör saatçi” metaforu üzerinden ve ilginç örneklerle anlatıyor. Okumamın üzerinden çok zaman geçti ama bu kitabın, evrimi anlamak istediğim ilk zamanlarda bana o kapıyı açan anahtar olduğunu söyleyebilir ve meraklılara tavsiye edebilirim.

Bunun dışında da Stephen Jay Gould ve Ernst Mayr'ın henüz okumadığım kitapları ile Dawkins’in geçmişe doğru giderek evrimin tarihsel sürecini anlattığı Ataların Hikayesi'ni de okuyup umarım başka bir zaman burada B A’nın izniyle paylaşırım. "


Benim için bir zevk, her zaman beklerim :) 

16 Mart 2012 Cuma

Carl Sagan: Bir Kitap, Bir Film, Bir Belgesel Dizisi

Kaynak: blogs.agu.org
Kitaplar üzerine yazıyorum aslında ama bugün kısmen bunun dışına çıkacağım. Bir kitaptan, bir filmden ve bir belgeselden bahsedeceğim. Ortak noktaları içlerindeki çocuksu bir bilgi tutkusu, kainatın gerçekleri karşısında duyulan saf bir hayranlık ve saygı, kolay anlaşılan etkileyici bir sunum. Bütün bunları bu eserlere kazandıransa parlak bilim insanı, astronomi profesörü, fen bilimlerinin gülen yüzü: Carl Sagan

Bir Kitap: Karanlık Bir Dünyada Bilimin Mum Işığı

Bu Sagan'ın en meşhur kitaplarından biri. Adını Orta Çağ Avrupası'ndaki cadı avlarına tepki olarak 1656 yılında yazılmış olan Thomas Ady'nin A Candle in the  Dark (Karanlıkta Bir Mum) isimli kitabından alıyor. Kitabın aralarında çocukların da bulunduğu milyonlarca masumun hiçbir kanıt yokken, para, güç, kişisel çıkar ve otorite için yakılarak öldürülmesini eleştirmesi gibi, Sagan'da yine aynı amaçlarla çağımızda insanların kolay inanırlıklarının ve ilkel istek ve ihtiyaçlarının sömürülmesine, insanların aldatılıp daha umutsuz ve mutsuz bir duruma itilmesine karşı çıkıyor. Kendimizi şarlatanlardan korumak için eleştirel düşünceyi, merakı ve kuşkuculuğu nasıl kullanabileceğimizi anlatıyor. Bu arada verdiği örneklerle birçok aldatmacayı gün ışığına çıkarıyor. Bu aldatmacaların içinde neler mi var? Uzaylılarca kaçırılma hikayeleri, dini metinlerdeki şifreler, her türlü fal, ruhlar alemiyle temas, uzaylılarla bağlantı kurma, algı ötesi yolculuk, ruh-beden değiştirme, tılsım, büyü, üfürükçülük, bunlarla şifa verme... Bu listenin bu kadar uzun olması üzücü.

Yazar sık sık Musevi be Hıristiyan inancından hurafeleri de örnekleyerek çürütüyor. Mesela Meryem Ana'nın sıradan insanlara görünerek nispeten basit bir istekte bulunması - adına sunak yapılması veya vergilerin zamanında ödenmesi (!) gibi. Sanırım İslam'la ilgili yeterince bilgisi olmadığı için buradan pek örnek vermiyor. Ama kadınların dövülebileceğini fetva eden kimi dini otoriteleri, cin çıkarmak bahanesiyle kadınlarla ilişkiye giren hocaları, arsası istimlâk edilmesin diye üstüne bir "yatır" konduranları, birkaç üniversitelinin şaka amaçlı yazdıkları "Bardakçı Baba Türbesi" yazısının şifa bulma umuduyla insanların akın ettiği bir yere dönüşmesini, geleceği görebildiği halde neden at yarışı veya loto oynayarak değil de insanların parasını alarak geçindiğini anlamadığım medyumları görünce ne İslamiyet'in ne ülkemizin şarlatanlık yarışında geri kalmadığını görüyorum.

Sagan çok akıcı, kolay anlaşılan, ilginç örneklerle dolu bir kitapla yalan, boş inanç ve çakma bilimin gerçek bilimden nasıl ayırt edileceğini, şarlatanların foyasının nasıl ortaya çıkarılacağını bilimsel yöntemlerle anlatıyor. İddialarını bilimsel testlerle karşılaştırıyor, iddialardaki boşlukları akıl yürütme ve soru sorma yöntemleriyle ortaya koyuyor, iddiaları açıklayıcı gerçek üstü değil bilakis son derece doğal ve basit nedenler sunuyor. Hiç kibirli ve dominant bir tavrı olmamasına rağmen okuduğunuz astroloji sayfaları ve baktırdığınız kahve falları için suçluluk duyuyorsunuz. Gerçek olmadıklarını biliyoruz; sadece eğlence olsun diye yapıyoruz belki ama bunlara inanan ve inanları sömüren çok insan var. Onların ekmeğine yağ sürdüğünüz, aynı sürede gerçeklerin ve bilimin kat kat eğlenceli dünyasına bir şans vermediğiniz için kendinizi kötü hissediyorsunuz.

İlk iki bölüm kitabın amacını ve mantığını anlatmaya adandığı için biraz kendini tekrarlayan ve durağan bölümler gibi gelebilir ama sonra eğlence başlıyor. Ben özellikle cadı avlarının iç yüzünü, UFO'lar ve uzaylılarla ilgili iddiaların bilimsel açıklamalarını (hayır uzaylılarca kaçırılmak diye bir şey yok:)), sanrılar ile sözde ölüler dünyası arasındaki bağı anlattığı bölümleri çok sevdim. Genel olarak "En hakiki mürşit ilimdir" ilkesine bayıldım.

Aşağıda kitabın orjinalini .pdf formatında bulabilirsiniz. Türkçesini isteyenler için Tübitak Popüler Bilim Yayınları çok ucuz :)



Bir Film: Contact (Mesaj)

1997 yapımı olan ve başrolleri Jodie Foster ile Matthew McConaughey'in paylaştığı Contact filmi, Carl Sagan'ın 1987 yılında yayınlanan aynı isimli bilimkurgu romanın sinema uyarlaması. Sagan bu filmin öyküsünü de yazmış.

Hikâye, diğer galaksilerde yaşayan akıllı varlıkların tespit edilebilmesi için büyük radyo radarlarla düzenli şekilde bir taranması projesinin sessiz sedasız uzun yıllar devam etmesiyle başlıyor. Projenin işe yaramaz olduğu düşünülürken evrenin derinliklerinden gelen ve kendini tekrarlayan radyo dalgaları tespit ediliyor ve olaylar gelişiyor.

Filmin güzel yanı, bu tip bilimkurgularda, özellikle günümüzde, kullanılan  müthiş görsel efektler ya da yaratıcı kostüm ve makyaj tasarımları değil. Belki de tam bu noktadaki sadelik ve ayakların yere basması filme eskimeyen bir güzellik veriyor. Filmin en güçlü noktası Sagan'ın yazdığı hikâyesi. Hikâyedeki radar projesi, alınan ilk mesaj, dünyanın tepkisi ve uzaydaki boyutlarla solucan delikleri gibi parçalar gerçeğe dayanıyor. Örneğin olası mesajları tespit etmek için kurulan dev radarlar gerçekten de SETI (Dünya Dışı Akıllı Yaşamı Araştırma) programı çerçevesinde 1960'lardan günümüze değin kullanıldı. SETI çalışmalarında yer alan ve kariyerini uzay araştırmalarında yapmış olan Sagan'ın bilimkurgu meselesinin kurgu kadar bilim kısmında da doyurucu olması şaşırtıcı değil. Birçok bilimkurgu kitabı bu öyküye kıyasla "fantezi" kalıyor. Üstelik filmin kimi bölümleri din, insanın biricikliği, köktencilik gibi konularda önemli mesajlar de içeriyor. 

Filmi sevmemin bir başka nedeni, ünlü televizyoncuların (mesela Larry King, Jay Leno, Robert Novak), Biyolog Ann Duryan, Amerikalı Siyasetçi Geraldine Ferraro ve ABD eski Başkanı Clinton'ın (görüntüleri dijital olarak oluşturulmuş) filmde yer alması. Bu, güçlü bilimsel altyapının inandırıcılığıyla birleşince müthiş bir gerçeklik hissi veriyor. 

Buraya bir fragmanını koymak istedim ama fragmanları fazla detaylı, özet gibi. Filmin heyecanı kaçmasın; siz de benim gibi NASA tarafından tüm zamanların en iyi ikinci bilimkurgu filmi seçilen bu filmi bir mesaj geldiğinden başka bir şey bilmeden izlemeye başlayın :)


Bir Dizi Belgesel: Cosmos

Cosmos: A Personal Voyage,1980 yılında PBS için çekilmiş birer saatlik 13 bölümden oluşan bir belgesel dizisi. Evrenin ve Dünyanın oluşumu, Bing Bang, hayatın başlangıcı, evrim, doğal seçilim, Güneş Sistemi, Mars ve Venüs'ün yapısı, Voyager uzay aracının keşifleri, yıldızların hayat döngüsü (pulsarlar, kara delikler, kuasarlar), bilim tarihi, Eisntein'in Görecelilik Teoremi, boyut-zaman ilişkisi, akıl kavramı, insan beyni, dünya dışı akıllı yaşam, insanlığa ve dünyamıza karşı sorumluluklarımız gibi konuları ele alıyor. 

Ben bunları sayarken sizin içiniz daraldıysa buna kanmayın. Efsaneler, popüler kültür, günlük hayattan örnekler ve harika görsellerle Sagan'ın çocuksu hevesi birleşince 2-3 bölümü bir arada izliyorsunuz. "30 yıl önce çekilen belgesel ne işe yarar?!" da demeyin. Birincisi, evrenin yapısı, doğal seçilim, dünyanın oluşumu gibi konularda son 30 yılda değişen bir şey olmadı, milyarlarca yıldır bunlar hep aynı... İkincisi, gerektiğinde bölüm sonlarında güncellemeler yapılmış. Bu bölümlerde Sagan'ı kır saçlarıyla görüyoruz. Üçüncüsü, çekildiğinde zamanının o kadar ilerisindeymiş ki, kıyafetler ve saç modelleri dışında dizinin geçtiğimiz yıllarda çekilmiş olduğuna inanmak mümkün. Burada ufak bir not: Geçen yaz Neil deGrasse Tyson'ın sunacağı yeni bir "Cosmos" serisinin çekileceği duyuruldu.

Cosmos'la tanışmam ortaokulda İngilizce öğretmenimizin sınıfta bir bölümünü izletmesiyle oldu. Sagan'ın o tane tane İngilizcesini kâh anlıyor kâh da anlamayıp kendimizi görüntülerin büyüsüne kaptırıyorduk. Yani Türkçe alt yazılı olmayan versiyonları da korkmadan izlenebilir. Ayrıca isteyenler belgeseli Sagan'ın Türkçeye de çevrilmiş olan Kozmos: Evrenin ve Yaşamın Sırları adlı kitabıyla destekleyebilir.

Belgeseli internetten izleyebilirsiniz. Görüntü ve ses kalitesi açısından DVD'de ısrarlıyım ama nereden bulursunuz bilemem. (Amazon?) Ben Türkiye'deki en büyük DVD dükkânlarında görmedim, taa Meksikalardan aldım. Bu vesileyle zır zop, her tür Hollywood yapımını ve "Dünyanın Sonu: 2012" gibi saçma hurafeleri burnumuza dayayan ama Emmy (1981) ve Peabody (1980) Ödüllü, IMDB skoru 9,5/10 olan, 60 ülkede 600 milyondan fazla insanın izlediği bu klasiği satmayan kültür-sanat sektörümüze teessüflerimi sunuyorum!



Mart 2014 Güncellemesi

Cosmos: Bir Uzay Serüveni, Neil deGrasse Tyson tarafından yeniden çekildi. National Geographic Channel'da her cumartesi saat 21:00'de izleyebilirsiniz.