ekonomik tasarruf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ekonomik tasarruf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Kasım 2015 Perşembe

Paramı yönetebiliyorum, onun kölesi değilim!

İstediğimiz kadar romantik olalım, “iki gönül bir olunca samanlık seyran olur”'un nostaljik bir söylem olduğunu kabul etmek zorundayız. Çünkü beğensek de beğenmesek de biliyoruz ki dünya para ile dönüyor! Ve akıllı olanlar, paranın zaman zaman oynadığı tuzaklara gelmeyerek, onun kendisini esir almasına müsaade etmeden, parasının efendisi olmayı başarıyorlar. Tıpkı bizim Orçun gibi...

Paramıyonetebiliyorum.net'ten edindiği tecrübelerin Orçun'un hayatındaki yansımalarını görebiliyorum ben de. Bu siteden aldığı eğitimlerde altın değerinde şeyler öğrendi. Mesela artık parasını yönetenin hayatını da yönetebildiğininfarkında. Ki bence bir insanın alabileceği en önemli hayat tecrübelerinden biridir bu. Orçun şanslı, çünkü çok genç yaşta bunun farkına vardı. Diyeceksiniz ki, ne var bunu bilmeyecek! Evet biliyoruz belki hepimiz ama, bunu içselleştirebiliyor muyuz, daha da önemlisi yaşamımızda uygulayabiliyor muyuz?

photo from modwedding.com

Düşünsenize, başkalarına bağımlı olmadan yaşamanın tek mantıklı zemini var bu hayatta, o da ekonomik özgürlük! Yani şimdi Orçun her ay babasından para almak zorunda olsaydı, biriktirmeye başladığı güvenceleri olmasaydı, kendi kendine kararlar alabilir miydi? Alamazdı, zira kime borcu varsa o kişi Orçun'a akıl vermeye kalkardı... Ne sıkıntılı bir durum!  Oysa Orçun, hayatının henüz başlarında olan bir genç insan olarak, geleceğine dair kendine sağlam zeminler oluşturma yolunda çok güzel adımlar atıyor.

Bir bütçesi var, bütçesinin ötesinde artık birikim de yapmaya başladı. Gelirinin %10'unudirekt birikim hesabına yatırıyor her maaş aldığında. Evlenecek, kendisine yuva kuracak, kimselere muhtaç olmadan kendi alnının teriyle kurduğu yuvasında güzel günleri olacak...

Elbette hayat çok kolay değil. Ne kadar çok ve iyi eğitimler alırsanız, hayatınızdaki sürpriz zorluklarla mücadele etme gücünüz o kadar artıyor. Çünkü her eğitim, bilinç düzeyinin yükselmesi demek. İşte Orçun da paramiyonetebiliyorum. net  sitesinden aldığı eğitimlerle parasını yönetebilmeyi öğrendi. Eskiden olsa böyle şeylere gerek olmazdı belki, açardınız bir vadeli hesap, paranız orada birikirdi. Maaesef artık işler böyle yürümüyor. Orçun da bunu öğrendi, yani parasını çalışkan parayaçevirerek yatırım yapmanın inceliklerine vakıf oldu.

Son söz olarak diyorum ki, bazen insanın karşısına güzel fırsatlar çıkar. Güzel bir kitap, ne bileyim hayatınızı değiştirecek kaliteli bir film, iyi bir yazı... Okuduğunuz bir cümleyle silkinip kendinize geliverirsiniz, mucize gibi... Yani ille de çok paralar ödeyip “yaşam koçu”ndan dersler almanız gerekmez...

Paramiyonetebiliyorum nokta netde bizim Orçun'un karşısına böyle tesadüfen çıkmıştı.
Kim bilir, belki sizin, belki de anlatacağınız bir yakınınızın da böyle bir aydınlanmaya ihtiyacı vardır...
Şanslı ve bereketli bir gün diliyorum, sevgiyle...

photo from buzzfeed.com



16 Kasım 2015 Pazartesi

Orçun'un para ile imtihanı devam ediyor!


Eskiden olsaydı, yani Orçun Orçun değil de mesela Müşfik Bey olsaydı, işi nispeten kolaydı. Erkek tarafı tanıdık mobilyacılara taksitle bir koltuk takımı yaptırır, yemek masası ve perdeleri de eksik bırakmazdı, adettendi ne de olsa! Kız tarafı da bir şekilde yatak odasını halletti mi tamamdı neredeyse iş. Zaten kap kacak, kızın çeyizinin olmazsa olmazlarındandı. Nohut oda bakla sofa bir de ev bulundu muydu tamamdı o iş. Sonra davetiyeler basılır, nikah salonu ayarlanır, eş dost akraba kim varsa en az çeyrek altın, bilezik falan takardı düğünde. Öyle gram altın, çeyreğin çeyreği daha icat olmamıştı; hem şimdi olduğu gibi altınlar düğünün ertesi günü bozdurulmazdı, ayıp karşılanırdı böyle davranmak. İleride doğacak çocuklar için, alınacak ev için, kurulacak iş için sermaye olarak saklanırdı altınlar... Bir çeşit tasarruftu yani.

Ama maalesef artık devir Müşfik Beylerin değil, Orçunların devri... Evlenmek için ciddi sermaye lazım. Öyle ya, yüzlerce mobilya markası arasından en moda olanlar seçilecek, neredeyse her gün bir üst modeli çıkan elektronik eşyalardan en şey olan – artık o şey neyse- seçilecek, “en bi öz bi” ultramodern tasarıma uygun aksesuarlar tamamlanacak; nohut oda bakla sofa olmasa da en azından açık mutfaklı, ankastresi tamamlanmış, mümkünse “hilton banyolu” şık şıkırdım bir ev bulunacak; en modern davetiye, düğün organizasyonu falandı filandı derken... Gelecek altınlar ancak düğün salonunun kirasına yetecekti belli ki, hoş zaten artık altın da ateş pahası, kim ne takacaktı ki! Gram altınlar, çeyreğin çeyrekleri...

Orçun zeki çocuk, analitik bakış açısıyla olayı şıp diye kavradı ve geçenlerde buradaki yazıda anlattığım gibi kendince önlemler almaya başladı. Ne yapsın çocuk, hayatının aşkıyla evlenecek, bir şeyleri eksik olsun istemiyor elbette. Netekim para biriktirmesi şart!

paramiyonetebiliyorum.net
Ben O'na bütçe konusunda ne yapması gerektiğini anlatan, tüyolar alabileceği paramıyonetebiliyorumnokta net sitesini önermiştim. O da bu ücretsiz sitede eğitimini tamamlamış, kendi bütçesini oluşturmaya başlamış. Önümüzdeki iki yıl içinde hem kendisi, hem de kız arkadaşı evlilik için tasarruf yapacaklarmış; öyle diyordu geçen telefonda. Siteden öğrendikleri içinde en sevdiği şey, gelirlerini giderlerini yazdığı defter olmuş. “Bu gelir-gider defteri sayesinde her şey gözümün önünden bir film şeridi gibi aktı ve aydınlandım!”dedi bana. Seviyorum Orçun'un bu hallerini...

Maaşının %10'unu kenara koymakla yeterli para biriktiremeyeceğinin de farkına varmış, giderlerini kısmaya başlamış. Sigarayı bırakırsa ayda 300 TL, evde yemek yerse yaklaşık 400 TL daha tasarruf edeceğini hesaplamış. “Artık kendimi kandırmıyorum; para gerçeği ile acımasız bir yüzleşme yaşadık!”diyordu...

Yani görünen o ki, Orçun parasını yönetebilsin diye başlattığı mücadelede gayet emin adımlarla yol alıyor.

Peki ya siz, siz ne alemdesiniz?
Sizler de parasını yönetemeyen, har vurup harman savuran, ay sonunu bir türlü denkleştiremeyen, kenarda beş kuruşu bile olmayangillerdensenseniz eğer, Orçun'a tavsiye ettiğim siteye bir göz atmanızda fayda olabilir.

İşte adres burada ..




Şimdilik benden bu kadar, kalın sağlıcakla; paranız bereketli, günününüz gülümsemeli olsun...



18 Aralık 2014 Perşembe

Mahmut Mahmutpaşa'dan giyiniyor dedirtmem!

Evin erkeği Mahmut da bir tuhaf! Para kazansınlar diye ev ahalisine olmadık baskıyı yapıyor ama, kendisi alt tarafı mahallenin kahvesine giderken bile janti giyinmeyi ihmal etmiyor. Gitmiş “EfendiAdam” markalı takım elbise almış kendine. İngiliz Lordları gibi dolaşıyor ortalıkta!

 “Kaç para verdin bu elbiseye?” diyor komşular, çıt yok kendisinde. “Yahu söylesene be adam, kaç para verdin bu çula çaputa?” diyor evin hanımı Nermin, yine çıt yok. Bir afra bir tafra ki sormayın gitsin, dokunan yanar hesabı!


Nermin nasıl gidip sorsun EfendiAdam mağazasına elbisenin kaç para olduğunu, kapıdan içeriye bile sokmazlar! Ne yapsın ne etsin, aklına mahallenin kaşı gözü oynayan “kaçın kurrası!” terzisine sormak geliyor, bilse bilse o bilir diyor. Nitekim kalkıp gidiyor terzi Muhsin efendiye. Muhsin efendi diyor ki,
 “Hmm bu elbise 10.000 eder!” 
Alıyor mu bizim Nermin'i bir telaş! Çoluk çocuk cümle cemaat çalışıp didinip anca bir senede kazanıyorlar o parayı, o da geldiği gibi gidiyor zaten, kalanı borç harç! 

Akşam eve gelsin hele o Mahmut, göstereceğim ben O'na gününü!” diyor kendi kendine.

Akşam oluyor, sanki çok çalışmış gibi afra tafrayla eve adımını atar atmaz Mahmut, yayılıyor etrafına en negatifinden kötü bir enerji. Ya sabır çekip, biraz da korkusundan bunca yıldır katlandığı Mahmut'a soruyor Nermin:

Bu elbise on bin edermiş diyolar Mahmut, doğru mudur bu? Çoluğumuzun çocuğumuzun rıskını nasıl yatırırsın çula çaputa, azıcık tasarruf et!”

Mahmut önce bir afallıyor, neye uğradığını şaşırıyor. Nermin kim oluyor da koskocaman(!) Mahmut'a hesap soruyor! "Demek ki o mendebur kardeşinin komplosuna geldi, bana darbe yapacak bu Nermin!" diyor içinden. "Yoksa zehirleyip öldürecek mi beni bu kadın!" diye bir düşünce geçiyor aklından. Neyse diyor kendi kendine, bozuntuya vermemek lazım, Nermin'in peşine birilerini takayım da bakalım kimlerle konuşuyor, benimle ilgili hangi hain planları ya-pıyor bir öğreneyim diye düşünüyor.. O mendebur kardeşinin kasedini çekeyim de görsün bakalım Mahmut'un gücünü diye düşününce rahatlıyor. İki nefes alıp cevap veriyor:


Kim demiş on bin diye, millet de kıskançlığından ne diyeceğini bilemiyor. On bin değil, on bin yüz küsür ediyor bu elbise! Evin rızkı mızkı deyip durma be kadın! Kaç senedir mahallede bizim de bir raconumuz var icabında, ben mahalle kahvesindekilere 'Mahmut Mahmutpaşa'dan giyiniyor' dedirtmem! Biraz daha çalışırsınız olur biter ne abartıyosun! Sen sadece gündüzleri değil, geceleri de git temizliğe! Bizim oğlan 4' e kadar okudu, yeter daha okuyup ne yapacak, artı dördünü de okumayıversin; gitsin terzinin yanında çıraklık yapsın. Güllü kızı da başlık parasına sattık mıydı, öderiz elbisenin borcunu! Şunu kalın kafana sok hem sen:


Prestijin tasarrufu olmaz hanım!